Kanunlarin Insan Ahlakina Etkileri
Hz Ömer; bir kimseyi seriat edeplendirmez ise onu Allah da
edeplendirmez demister. Halkin dini duygulari zayiflayip kanunlara gore hareket
etme baslayica seriat hukumleri yalnizca ogrenilen bir ilim haline geldi.
Ardindan insanlar toplum kanun ve kurallarina uymaya basladi ve bu surecin
sonunda insanlardaki dayaniklilik ve cesaret azalmaya başladı. Burdan
anlasiliyor ki hukumetler koyduklari kanunlar ile insanlarin cesaretlerini
azaltir, cunku hukumetlerin koydugu bu kanunlar insanin tabiatina yabancidir
dolayisiyla insanin dayanma gucunu tahrip eder. Halbuki Şeri kanunlar insanın
cesaretini kırmaz, hükümetlerin kanunu insan nefsini zayıflatır ve cesaretini
kırar. Göçebe halklar ise hükümetin hükümlerinden uzak olduklari icin aynı
kanunlara tabi olsalar dahi o derece cesaret kaybetmezler. (Ibn Haldun)
Günümüz toplumlarında da hükümetlerin kanunlarina tabi olan
toplumlarin cesaretlerini kaybettiklerini gormekteyiz. Bati dunyasinda ve
Gelismis asya toplumlarinda kanunlarin insanlarin cesaretlerini azalttigini
gormekteyiz. Turkiye ve Orta Asya toplumlarina baktigimizda insanlarin
cesaretlerinin bati toplumuna oranla pek de kırılmadığinı görebiliyoruz. Ayni
şekilde Afrika da değerlendirilebilir. Bunun sebebi açıkça belli oluyor ki o
hükümetlerin kanunları aslında halkı üzerinde çok da baskın değildir. Türkiye özelinde
de insanlar kanuna tabi olmalarina ragmen cesur olmalarinin sebebi de budur. Ülkemizde
kanunlar kadar vicdan da etkilidir ve hatta adli bir vaka uzerinde polisin
taraflari baristirici oldugu bilinmektedir. Yine bir baska ornek olarak Güney
Kore verilebilir, Güney Kore’de de kanunlar son derece keskin olsa dahi ilk
etapta polisin hadiseyi değerlendirmede
vicdan olçütleri ile değerlendirdigi ve taraflardan birinin hakkı, yine vicdani
ölçülerde yenilmis oldugu takdirde dosyayı savcılığa sevk ettiğini görürüz,
aynı vicdani yaklasim beseri ilişkilerin her kademesinde insanlarin ahlakında
bulunmaktadir. Bu ahlaki yaklaşımın insanların cesaretini kırmadğını ve
toplumda bir saldırganlık oluşturmadığını gözlemleyebiliriz. Güney Kore’yi bu şekilde değerlendirdikten sonra Japonya’ya da değinelim. Japonya’da da ispata dayalı değerlendirme
yapıldığı için insan tabiatına aykırı olmasından ötürü insanlar cesaret kaybı
yaşarlar. Bu cesaret kaybı da onları tedirgin ederek kendilerini koruma
içgüdülerini harekete geçirir ve dışarıya karşı savunmaya geçerler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder