19 Temmuz 2022 Salı

Kanunlarin Insan Ahlakina Ekileri

 

Kanunlarin Insan Ahlakina Etkileri

 

Hz Ömer; bir kimseyi seriat edeplendirmez ise onu Allah da edeplendirmez demister. Halkin dini duygulari zayiflayip kanunlara gore hareket etme baslayica seriat hukumleri yalnizca ogrenilen bir ilim haline geldi. Ardindan insanlar toplum kanun ve kurallarina uymaya basladi ve bu surecin sonunda insanlardaki dayaniklilik ve cesaret azalmaya başladı. Burdan anlasiliyor ki hukumetler koyduklari kanunlar ile insanlarin cesaretlerini azaltir, cunku hukumetlerin koydugu bu kanunlar insanin tabiatina yabancidir dolayisiyla insanin dayanma gucunu tahrip eder. Halbuki Şeri kanunlar insanın cesaretini kırmaz, hükümetlerin kanunu insan nefsini zayıflatır ve cesaretini kırar. Göçebe halklar ise hükümetin hükümlerinden uzak olduklari icin aynı kanunlara tabi olsalar dahi o derece cesaret kaybetmezler. (Ibn Haldun)

Günümüz toplumlarında da hükümetlerin kanunlarina tabi olan toplumlarin cesaretlerini kaybettiklerini gormekteyiz. Bati dunyasinda ve Gelismis asya toplumlarinda kanunlarin insanlarin cesaretlerini azalttigini gormekteyiz. Turkiye ve Orta Asya toplumlarina baktigimizda insanlarin cesaretlerinin bati toplumuna oranla pek de kırılmadığinı görebiliyoruz. Ayni şekilde Afrika da değerlendirilebilir. Bunun sebebi açıkça belli oluyor ki o hükümetlerin kanunları aslında halkı üzerinde çok da baskın değildir. Türkiye özelinde de insanlar kanuna tabi olmalarina ragmen cesur olmalarinin sebebi de budur. Ülkemizde kanunlar kadar vicdan da etkilidir ve hatta adli bir vaka uzerinde polisin taraflari baristirici oldugu bilinmektedir. Yine bir baska ornek olarak Güney Kore verilebilir, Güney Kore’de de kanunlar son derece keskin olsa dahi ilk etapta polisin hadiseyi değerlendirmede vicdan olçütleri ile değerlendirdigi ve taraflardan birinin hakkı, yine vicdani ölçülerde yenilmis oldugu takdirde dosyayı savcılığa sevk ettiğini görürüz, aynı vicdani yaklasim beseri ilişkilerin her kademesinde insanlarin ahlakında bulunmaktadir. Bu ahlaki yaklaşımın insanların cesaretini kırmadğını ve toplumda bir saldırganlık oluşturmadığını gözlemleyebiliriz. Güney Kore’yi bu şekilde değerlendirdikten sonra Japonyaya da değinelim. Japonya’da da ispata dayalı değerlendirme yapıldığı için insan tabiatına aykırı olmasından ötürü insanlar cesaret kaybı yaşarlar. Bu cesaret kaybı da onları tedirgin ederek kendilerini koruma içgüdülerini harekete geçirir ve dışarıya karşı savunmaya geçerler.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder