18 Temmuz 2022 Pazartesi

Asya'da Yabanci Olmak

 

 

Asya'da Yabancı Olmak

 

Onsöz

Yazimda ulkemizin Asya ile olan beseri, iktisadi ve siyasi iliskilerinde daha isabetli kararlar alabilmek adina genel bir fikir vermek istedim, Asya ile ilgili acik kaynaklarda yazılmayan ve yerel halk tarafından reddedilen bazı sırları keşfettikten sonra, onlar hakkında yazmayi ve genç nesillere bir kaynak birakmayi omuzlarimda bir yukumluluk olarak hissettim. Asagidaki kesiflerimi gerceklestirebilmemin altinda uzun yillardir serbest meslek uzere calisarak dunyayi gezebilme imkanini bulmuş olmam yatiyor, Diledigim yerde yasama hürriyetim ile daima insan kitabini okumaya doyumsuzca devam ettim, insanlari tanidikca kulturleri ve benzerlikleri arasindaki ilişkiyi irdeledim ve sebepleri uzerine dusunmeye ve arastirmaya basladim, seyahatlarimi de bilmediklerim ve öğrenmek istediklerim istikametine cevirdim. Bu kişisel tecrübelerimi derledikten sonra tarihe iz birakan seyyahlarin ve orta asyada yasayan atalarimizin biraktigi eserler ve seyahatnamelerinde tecrübelerimle ortusen  benzerlikleri gördükten sonra kendi eserimi oluşturdum. Olusturmak istediğim canli bir eser ise blog sayfamda bulunuyor. Siz de kendi asya deneyimlerinizi tuncaysonayasyada.blogspot.com adresindeki yorum kutusuna birakirsaniz sevinirim. Böylece bu kaynagi canli tutabilmiş oluruz.

 

 

Giriş

 

Yazimizda asya adi altinda sari irkin ve bazi kabilelerin yasadigi Guney Dogu Asya bölgesi ve Asya Pasifik bölgesini inceledik. Asya'da bir yabancı iseniz, uyruğunuza, görünümünüze, ten renginize, yaşınıza ve yerel dil seviyenize bağlı olarak Asya hakkında çok farklı tecrübeler edinmeniz muhtemeldir. Bu noktada bir baskasinin asya hakkındaki tecrübelerinin sizinkinden farkli oluşunu yadırgamamak gerektigi ortaya cikar. Ben yazilarimi kaleme alana kadar asayda yasayan yabancilar ile gorustugumde onlardan yasadigi yer hakkındaki tecrübelerini, insanlarin onlara karsi tutumlarini ve bu tutumlarin diğer ulkelerdeki tecrubeleri ile olan mukayesesini anlatmalarini istedim, iste yazilarimin temelindeki kaynaklardan birisi budur. Bu yüzden aşağıdaki makale herkese farkli gorunse de meşakkatli bir calismanin urunudur.

 

Oncelikle bir beldede yasayan insanlarin aralarinda nasil bir bag olduğuna dair aciklamada bulunalim; Insanlarin arasindaki kan bagi onlarin ayni asabiyete sahip olmalarina sebep olur, Bu asabiyet sinir uclari adi da verdigimiz olaylar karsisinda ayni toplumlarin ayni tepkileri vermesine sebep olur, bizim de calismamizda incelemek istediğimiz farkli yerlerdeki bu asabiyettir. Sinir hücreleri mikroskop altinda incelendiğinde farkli yönlere dogru ilişki kurma cabasi içinde olduklari gorulur. Insanlarin arasindaki bu ilişki kan bagi ile geçebildiği gibi belli bir kultur seviyesine ulasildiginda arada kan bagi olmasa dahi insanlarin ayni gudumle hareket ettikleri gözlemlenebilir. Sosyolojinin de temelinde olan bu yaklasim ayni havayi soluyup ayni gidayi tüketen insanlarin ortak gudulerinin gelişmesine sebep olmasi ile açıklayabiliriz. Bu konuyu ayri bir calismamizda (yasanilan yerlerin insanlarin mizaci uzerine etkisi) detayli olarak inceledik.

 

Asya hakkında genel bilgi

Asya'da başlıca iki ana ırk vardır, sarı tenli Çinliler ve Indo, Malez, Filipinler kabileleri. Bunun yani sira sari irk ve diğer kabilelerin belli oranda karisimi bulunur. Uzerine cok soru gelebilecegi için Japonya ve Kore’yi de ayri baslik altina alabiliriz cunku onlar da uzun zaman önce sari irktan ayrılıp kendi asabiyetlerini geliştirmiş olan diğer topluluklardır.

 

Asya'nın temel farkı, Asyalıların kendi halkından sıkılmaları ve batılı tavırlara ve gorunuse hayran olmalarıdır. Batinin asyaya bakisi olarak değerlendirilen oryantalizmin de temelinde bu bakis acisi vardir. Gunumuzun onde gelen oryantalist yazarlarinin asyayi dogru anlamadigi uzerine asyalilarin gorusleri vardir. Bunun yani sira asyanin da kendine has bazi olgularini disariya karsi gizleme gudusunde oluşu ‘asyayi anlamak’ meselesini ortaya cikarir. Iste biz de calismamizda asyayi anlatmaya calisacagiz. 

Asyalilar asabiyetlerine siki bir sekilde baglidirlar. Asagida ulkeler bazinda irdeleyecegimiz bu asabiyetlerini farkli bir yere tasinmis olsalar dahi koruyabilmislerdir, fakat bati toplumlari bir basak yere tasindiginda oraya adapte olmuslar ve asabiyetlerini yenilemislerdir. Bu yuzdendir ki asayalilar batida yasasalar da batililar onlara nereli olduklarini sorarlar, cunku bilirler ki asyalilar bir kac kusaktir batida yasiyor olsalar bile asabiyetlerinden kulturlerinden ayrilmamislardir. Bu noktada asyalilar ise dogduklari yer amerika ise amerikali olduklarini beyan ederken asyali damgasi verildikleri icin huzursuz olurlar. Aslinda bizler insanlara nereli olduklarini sorarken anlamak istedigimiz sey ise o insanin hangi asabiyete bagli oldugudur. Asyalilarin asagida da bahsedecegimiz uzere kendilerini gizleme gudusunde olduklarindan kabul etmeseler dahi bir kac nesildir farkli ulkede yasamalarina ragmen oranin verecegi asabiyeti gelistirmemis olduklari icin asayli olarak gorulmeleri dogaldir. Asyada da cinlilerin cin anakarasi disinda yasamalarina ragmen kendi iclerinde bir egitim, kultur birligi icerisinde kalip kendi aralarinda evlilik yaptiklarini bilmekteyiz. 

Bir diger husus olarak dini acidan ele alacagiz. Asyali insanlarin motivasyon gudumu bati insanina gore son derece farklidir, bu da onlarin inanislarina yansimaktadir. Asya’da yaşanan ilahi dinler islam, Hristiyanlik ve Yahudilik batidaki seklinden cok farklidir. Bati insani kendi hayatini dini inanisi uğruna vakfeder hatta inandigi din uğruna hayatini feda etmekten çekinmez. Boyle bir guduyu asyada göremeyiz, asyali insanlar her ne kadar ilahi dinlerden birine baglandigini soylese de bunun imanen o kişinin hallerine sirayet etmediğinin farkindayiz. Asya insani dini anlamda ilahi olmayan asya dinlerine baglidir. Bu bağlamda sorumluluğu eline alabilecek ve hamle yapilmasi gereken konumlarda asyalilarin bulunmamasi gerektiği kanaatindeyim. Eger hilafet makamina bir halife gelirse bu kimsenin asyadan gelmeyeceği ve asya asabiyetindeki bir muslumanin boyle bir vazifeye uygun olmayacagi gorusundeyiz. Bu gorusumuzu destekler nitelikte bazi bilgileri vermenin dogru yerindeyiz. Orta doğulu insanlar orta asya turkleri ve afrika muslumanlarinin yani sira hintli muslumanlarin da tarihleri boyunca sultanlarin disinda bir karar organi olan adil kadilari bulunmuş ve bu kadilarin da bir cok kez sultanlarin aleyhlerine karar vermiş olduklari bize ulasan bilgiler arasindadir( Ibn Battuta seyahatnamesi referans). Fakat bu sekilde bir adalet anlayisina asyada rastlamak pek zor olacaktır. Bir hakimin sultan aleyhine karar cikarmasinin asyada gorulmesinin guc bir hadise olduğunu acikca görmekteyiz. Kanaatimce asyanin musluman Hristiyan ve Yahudi kimselerinin batili dindaslari ile farklari olduğunu söyleyebiliriz.

 

Bu kisimda asyadaki tum topluluklarin genel ozelliklerinden bahsedecegiz, ardindan ulke beazinda meşreplerinde neler bulunabileceğine tek tek değineceğiz.

 

Asyalılar her şeyi anlamada çok iyidirler, anlamamış gibi yapabilirler. Her Asya dilinde "öfkeliyken sessiz kalan" anlamına gelen bir deyim bulacaksınız, bu yüzden size hiçbir şey söylemezler, ancak arkanızdan intikamlarini aci ve adaletsizce alırlar. Diger bir nokta ise, uzun süreli ilişkilerde güvenilir değillerdir, asyada vefa kavramina rastlamak pek nadir olacaktır. Birbirleri ile çocukça kavga etmeleri ve bir daha barışmamak uzere tavir almalari hayatlarinin sonunda yalnız kalmalarinin en temel sebebini oluşturur.

Temas edilmesi gereken bir başka konu ise; sahte olanlar goruntuleri ve hazlari ile on plandadır ve gerçek ve doğal olanlardan daha çok tercih edilirler. Dolayisiyla gerçekçi yerleri ve insanlari yapma yerlere ve gulucuklere tercih edeceklerdir. Bu noktada asyalilar bazi batili ulke ziyaretlerinden memnun kalmayabilirler.

Ayrica asya insaninin ozellikle sari irka mahsus olan saptirma eğiliminin olmasidir. Onlar size bir sorunun sebebini belirtmek istemezler ve hedef saptirilar. Bir seyi beğenmeme sebepleri daima saptirilir ve bu olgu da anlasilma zorluğuna sebep olur.

 

Güneydoğu Asya'nın turistik olmayan küçük kasabalarında insanlar ellerinde ne varsa sizinle paylaşacaklar ve parlak bir cildiniz varsa çok paranız olduğu zannına kapilacaklardir ve sizin de cok olan paranizi onlarla paylasmanizi isteyeceklerdir. Bu para isteklerini doğal karsiliyorum cunku kendileri de sizinle kendi ellerindekini paylasiyorlar, para isteme konusunda uyanıkça davranacak olanlar muhtemelen hint göçmenleri ve yazimizin basinda belirttigimiz bazi güney doğu asya kabileleri olacaktır. Bu kabileler Filipinlerde ve sulu denizi çevresinde bulunan bazi indo-malay kabilelerdir. Bu meşrep sari irkta ise cinlilerin yasadigi yerlerde gözükecektir. Cinliler sizden avantaj elde etmek uzere para dilenebiliriler. Fakat Tayland’da Taylar böyle bir talepte bulunmazlar Taylandlilar içerisinde eger bir dilenci var ise gerçekten dilenecek kadar yokluk içindedir, yoldan gecen herkes de o dilenciye yardimci olmak isteyecektir, bir ilkokul öğrencisi bile yol parasindan artan bir kurusu o dilenciye verirken görebilirsiniz veya parasi hic olmayan bir kimse o dilenciye tatli soz söyleyerek gonlunu doyurabilir. Iste asyada sizden para talep eden bir kişiye karsi bilmeniz gerekenleri de burada anlatmis olduk.

 

Tayland

Tayland hakkında söylenecek ilk şey, saygı ve egzotik doğadır. Asya'da Tayland yemekleri, Tayland'ın zengin bitkilerinden gelen daha eşsiz içeriklere sahiptir Dolayisiyla Tay yemegini bir başka yerde ayni tatta alamazsiniz. Taylanddaki sifali bitkilerin kendi icersinde cesitleri coktur o bitkinin bir cesidi yalnızca o yörede yetistigi için taylandda yapilan yemek essiz olmaktadır.

 

İnsanlar burada uyruğunuza bağlı olarak size farklı davranacaklardır buna asyada millet fetişi adini veriyorum, ancak herkese karşı arkadaş canlısı olacaklar ve kimseye karşı ukala olmayacaklardir. Bir arkadasinizla yeni tanismis olsaniz da onun cagirdigi yerel bir toplantıya mutlaka katilmanizi tavsiye ederim, ORAYA GİDİN ve değerli biri olmanin tadını çıkarın.

 

Yaptığınız davranış kamu ilkesine aykırı olsa da, her zaman o davranisi duzeltmeden istediğinizi yapabilirsiniz, toplumun riayet ettiği adabi muasereye uymuyor olmaniz taylarca tolore edilecektir ve yabancı olduğunuz için insanlar size tahammül edecektir. Birçok yerel alanda, hatta yerliler olmasına rağmen, yabancılar ilk önce hizmet görürler. Bir dukkanda yerliler sira beklerken siz içeri girdiğinizde kasiyer ve siradaki vatandaşlar kenara çekilip sizi on siraya alacaklardır. O sirada herkes ayni refleks ile sizi ilk siraya alirlarken bunun yabanci olduğunuz için size verilen bir oncelik olduğunu algılayamayabilirsiniz. Ancak sunu da ilave etmek gerekir ki ayni yerde durduğunuz zaman size yüsek saygi göstermek ve oncelik tanımaktan sıkılacaklar bu noktada yollarini değiştirebileceklerdir. Bu yüzden bu insanlarla kısa vadede beseri munasabetlerde bulunmak daha keyifli olacaktır. Bazen bu meşrepleri onlari sikar ve sizinle birkaç alisveris yaptıktan sonra tüm sokak satıcıları sizinle ticaretten yararlanmaya başlayabilir. Iste bu meşrep kuzey ve orta Tayland’da gözlemlenecektir. Kuzeydogu Taylandi ayri bir koseye koyuyoruz ve o insanlari dilleri ve meşrepleri bakimindan Laos insanina daha fazla benzetiyoruz.

 

Tay toplumunda beyaz tenliler ve orta kesim ile fakirler de koyu tenliler çoğu zaman kendilerinden yana olani desteklerler, beyaz ve esmer Tay arasında herhangi bir olay olursa, gözlemci adalet aramayacaktır, ancak gözlemci kendine benzeyenin tarafında duracak ve raporunu adilane değil kendi ten renginde olanin tarafında olarak verecektir. Yani bir kaza veya tartisma aninda kimin hâkli olduğuna etraftakiler karar verirlerken tamamen kendi gibi görünenin hâkli olduğuna hükmedeceklerdir.

 

Tayland’da bazi kultler vardir mesela “otobandan daha hizli gidilir” kultunu ele alalim. Bindiginiz her taksi kafasini calistirmadan daha ucuz veya kisa mesafe olsa da ara sokaklardan gitmektense yolu uzatip otobandan gitmeyi daha cazip bulacaktir. Halbuki siz de taksici de bir an once varmak istemektesinizdir. Bazi durumlarda otobana gidip ordan cikis yaparak hedefe varilacak yere geri donmek cok daha zahmetli olsa da bunu dusunmekten mahrumdur tay insani. Bu gibi durumlarda taylari dogru anlamak gerekir.

 

Tay pişirme yöntemi genellikle taze malzemeleri hazır tutarak ve sipariş geldiğinde bunları pişirmek usulune dayanir, ancak bu sıcak ve nemli ortamda bu malzemeler tazeliklerini yitireceklerdir. Bu yüzden çoğu zaman hastalanabilirsiniz veya mide rahatsizligi gecirebilirsiniz, fakru zaruret Tay saticilarini malzemeleri asiri sicak altinda bozulmus olmasina ragmen yine de cope atmaktan alikoyar, dolayisiyla mide rahatsizligi gecirmek taylarin da sik sik basina gelen bir hadise olarak gozumuze carpar, siklikla karidesler bozulur ve mide sorunu yaratanlarin basinda karidesler gelir. Bazen yemekleri bayatladiginda fiyatlarinda indirme gittiklerini gorursunuz, mesela bayat ve kuflu bir urun bilindik bir supermarketin rafinda yuzde 20 indirim etiketiyle bekliyor olabilir, Aslinda bu bayatlamalarin altinda Tay insaninin ilgisziligi yatar, Taylar kahraman olmak icin ugrasmazlar. Tayland’da indirimli gida urunu kesinlikle almayiniz hele ki yol kenarindaki baliklar kadavra halindeyken bile fiyat dusurulerek satiliyor olabilir dikkatli olun cunku en kotu zehiri iste bu bayat bakliklar muhteva ediyor olabilir.

 

Taylar bazen gerçekten dikkatsiz ve ilgisizdirler hicbir isi iyi yapma gayreti icerisinde değildirler. Bu yüzden bir tekne gezisinde bir adada bir teknenin çekildiğini veya birinin unutulduğunu haberlerinde izlediğimde şaşırmıyorum. Kendi guvenliginize kendiniz dikkate etmelisiniz kimse bir lunaparkta acaba emniyet kilidiniz duzgun bir sekilde takili mi diye kontrol etmeyebilir

 

Taylandlılar ticarette gelirleriyle değil, iç huzurlarıyla ilgilenirler. Sokakta bir şey satın almadan önce birkaç soru sorarsanız, cevap vermezler ve sadece hayır diyerek size o urunu satmaktan vazgecerler siz de, satın alma şansınızı kaybedersiniz. Bu mesrepleri ulkeler arasi ticari yazismalarda da goze carpar, bir sirketin saticisina birkac soru sorarsaniz artik ugrasmak istemez ve size cevap vermezler. Bir iste stres olmaktansa hic o isi yapmamayi ticari kayip pahasina tercih ederler. Daha çok çalışarak veya işte fazla mesai yaparak Taylandlıları ikramiyelerle motive edemeyebilirsiniz. Çoklu görev veremezsiniz bunu kabul etmez ve yapamazlar, onlar ancak en son duyduklari gorev uzerine mesai harcarlar. Calistiklari islerde hicbir ise yaramamak sartini ararlar, nitekim Bangkok Post gazetesinin Tay insanindan “dunyanin en ise yaramaz insanlari” olarak soz etmis olmasi da bizim fikirlerimizi destekler niteliktedir. Bangkok Post, boyle bir yaziyi ancak Rama hanedanınin 9. Krali oldukten sonra bahsedebilmis oldugu gorusundeyim.

 

Tayland'ın karakteristik özelliklerinden biri olan yalan, Tayland'da kabul edilir ve sorgulanmaz. Taylandlı bir kişi size doğru olmadığı bariz bir yalani soylerken gorurseniz sasirmayin, yalan soylemede iyi de degildirler cunku o gune dek kimse soyledikleri yalani arastirmis ve dogrulugunu teyit etmeyi denemis degildir bu yuzden yalan soylemede futursuz olurlar. Bu yalan hususu aslinda asyanin sahte olarak batida algi olusturmus olusunu bize gosterir. Taylar gercek olmasa da tatli yalan ve sahte gulucukleri tercih ederler, sahte ve yapmaciklik konusunda Japonya ilk sirayi alirken Tayland ve ardindan Guney Koreyi yerlestirebiliriz. Vaatler çok şey ifade etmezler ve sözlerinize sadık kalırsanız size sasiracaktirlar, hele ki avantajinizin oldugu halde sozununden donmez iseniz buna cok sasiracaklardir. Tay insani kisaca sahte olani tercih eder, insanlar onlarla ilgi gosterircesine konussunlar diye onlara para oderler. Nitekim bu sekilde sohbette bulunabileceginiz yerler de bulunmaktadir bu yerlere aslinda yabancilarin ragbet gostermedigini fakat basta Taylandli olmak uzere diger asyalilarin ilgi gosterdigini gozlemlemis bulunmaktayim.

 

Tayland saygı demektir ve sosyal hayatlarını etraftaki kimseyi rahatsız etmemek için yaşarlar. Bu alışkanlıkları Tayland'ı daha yaşanabilir kılıyor, toplu taşımada gürültülü insanlar görürseniz Taylandlı değil Asya’nin diger ulkelerinden olma ihtimalleri yuksektir. Yani Tayland’in kahve dukkanlari batı ulkelerinin kütüphanelerinden daha sessiz olabilir.

 

Tayland promosyonları ile ucuz bir yer, çeyrek baht bir kasiyer için önemlidir ve bu anlamda hiçbir şaka kabul edilmez. Suyun bedavaya alabilmeniz icin koyulan bir promosyonda urunden 10 tane almaniz sarti gorulebilir. Burdan da anlayabileceginiz uzere kar oranlari oldukca dusuk.

 

Tayland'da konuşurken basit olmanız gerekiyor, ilerici konuşma devam etmeyecektir, çoğu durumda ne yediğinizi ve ne yaptığınızı sormanız gerekiyor. Insanlar uretken ve devami gelebilecek konular uzerinde konusmuyorlar kisa ve basit konularda konusuyorlar. Bir TalkShow programindaki unluye telefonla baglanan bir hayran buyuk ihtimalle ona ne yedigini soracaktir.

 

Taylar işlerine konsantre olmuyorlar. Garsona siparişi yazmasını söyleyip duruyorsunuz ama o sadece evet diyor ve siparişinizi not etmiyor, o zaman biliniz ki yanlis siparis gelecek, ve bu yanlis siparisin bedeli de sizden kesilecektir. Ne kadar acısız bir yemek isteseniz de siparişinizde sıcak baharatlı yanıyor olacak ve yiyemediklerinizin bedelini ödemek zorunda kalacaksınız. Bir keresinde garsona tay dilinde acisiz pilav siparisi verdim ve icerdeki arkadasina pilav siparisi verdi, ben de icerdeki arkadasa kosup aman ha acisiz olsun diye ikinci kez tembihledim, fakat ikinci arkadas da mutfaktaki asciya seslenirken pilav siparisi verdi yani acisiz olmasi gerektigini o da unuttu, ben de asciya yine tay dilinde asci bey lutfen acisiz pilav olsun diye seslendim. Benim tum bu cirpinislarim o pilavi acisiz getirmeye yetmedi. Acili pilavi yemek zorunda kaldim. Bu anektod guzel bir ornek oldu, cunku is hayatinda da bazen ongormus olsaniz da Taylarin hata yapmasina mani olamiyorsunuz. Is icin Turk sirketlerin elemanlari Tayland’a geldiginde genelde isleyise zarar verirler. Bu konuda yazimi dikkatele degerlendirirseniz cok daha az hata yapacaksinizdir.

 

Ne olursa olsun size sözlü olarak zarar vermezler ama gülen yüzlerle arkadan intikam peşinde koşarlar. Evet Tay dilinde Hayir demek Evet degil demektir yani gercekten hayir demeyen bu insanlar aslinda yapmayacaklari isler icin de size bos umutlara sevk edebilirler, o yuzden telefonda tamam denilmis ise zannetmeyin ki o is artik tamam yani olacak. Size telefon kapandigi anda hicbirey yapilmayacagini bilmelisiniz.

 

Taylandlıların da diğer Asyalıların sollarını ve sağlarını bilmediklerini düşünüyorsanız, aslında yanılıyorsunuz. Batılı insanlarla konuşmanın heyecanı daha sonra kafalarini karıştırır ve bu size yanlış yön vermelerine neden olur. Aslinda asyada bir cok yorede insanlar batililarla konusurken heyecanlanir ve sagi gosterseler de sol derler ve sizi istemeden yanlis yonlendirebilirler. Taylandda yon tayini sorarken size 200 metre denmisse bilin ki 60- 70 metre ilerdedir, cunku Tay insaninin tembelligi ona, o yerin cok uzaktaymiscasina bir his verir ve mesafeleri fazlasiyla soylemelerine sebep olur, bunun altinda tembellikleri yatar, Ayni sekilde yurursem ne kadar surer diye sorsaniz 20 dakika diyebilirler fakat 5 -10 dakikalik bir yoldur, burda da tembellikleri o mesanin uzun surecegi hissiyatini verir Taylara. Taylari bu kadar kisa mesafe bile giderken araca bindiklerini gorursunuz. Bir baska tecrube ise Taylarin adres tarifi verirken isabet tutturamamalaridir, Size 100 metre ilerde solda diyorlarsa ya 100 metrede ya da solda hata vardir, yani ya yuz metre geridedir veya 100 metre ilerde fakat sagdadir. Bu ilginc tecrubeyi de ilave etmem dogru olacaktir. Bu hatali yol tarifi ve sag sol yon tayini hatalarinin altinda aslinda islerini iyi yapma geregi duymamalari yatar. Bu konuda Tayland asya ulkeleri arasinda en tembeli olabilir, ardindan Indo malay kabilelerinin de bazilari siralanabilir, Borneo adasi malaylari ve bazi endonez kabileler ise ardinca siralanabilir.

 

Güneyden Kuzeye Tayland, farklı coğrafi farklılıklara sahip büyük bir alanı kaplar ve bu farkliliklar da insanlara da yansır. Güneyde insanların cevabı daha faydalı olur sorulariniza daha akilci ve dusunulerek verilmis cevaplar bulursunuz, ama Kuzeyde cevaplar çok kısa olur diyebilirim. (Tuvalet nerede?, sorusu sonuna kadar Güney tarafından cevaplanacak ama Kuzey Tayland'da sadece size ilk adımı göstereceklerdir.) Bazen duygular da tam aksi halde ifade edilir. Seni seviyorum, aslında senden nefret ettiğim anlamına gelebilir Kuzey Tayland’da , Halbuki Guneyde insanlar daha dogrucu olacaklardir. Kuzeydeki insanlarda daha çok sari irkin karakteristiğini gösterirler. Güneyde daha fazla dürüstlük gozlemlenebilir. Kuzeyde daha fazla bencillik gözlemlenebilir, ancak insanlar güneyde daha fazla paylaşimcidir. Kuzey Taylandin Cin benzerligi Guneyinin ise MAlezyalilara asabiyette benzerlikleri olsa da kendilerine has mesrepleri gelismistir. Eger gece hayati ve gonul eglendirmekten keyif alirsaniz bunu Kuzey Tayland’da fazlasiyla bulabilirsiniz hatta her gece sabahlara kadar eglenen insanlari ve dukkanlarin oglene dogru acildigini gozlemleyebilirisiz. Gorunusleri icabi Kuzey Tayland insani ki bir cogu kabul etmeseler de Cin’den gelip yerlesmis olanlardir ve toparlak yuz hatlari ile cok sirin insanlardir. Din olarak Budist olduklarini belirtirler fakat isin dogrusu Cin’den getirdikleri Hindu inanisini budizme uyarlamislardir. Fayda bekledikleri idollere yiyecek armagan etmek ve farkli idollerden farkli beklentiler icinde olmak aslinda Hindu kultu iken bu adetleri Kuzey tayland budizminde gorebilir ve budist rahiplerin idollerine de sunular verirken gorebilirsiniz. Budizm ve Hinduizm o cografyada birbirlerini kardes din olarak gormektelerdir.

 

Açık tenli olan Tay’lar daha fazla para kazanir ve daha fazla nazli olurlar ozellile isyerlerinde once acik tenli olanlar gelir. Bu aslinda sosyal sinif farki olarak asyada goze carpar yani bir esmer tenli cocuk bir beyaz tenli kizla konusmaktan cekinir aralarinda bir sinif farki oldugu aslinda bilincaltlarinda yatar. Bu iyeyi tum asyada gozlemleyebilirsiniz belli yerlerde Japonyayi bu noktada disarda tutmak dogru olabilir. Renk ayrimciligi Hint kulturunde ve dinlerinde sinifsal farklarin olusma sebebi olarak gorulur, Upanishadlarda da sozu gecen sinif ayrimciligi dogustan esmer olanlara dezavantaj olarak yansir ve Hindistanda insanlar dogustan alt sinifta olduklari kabulu ile hayata devam edebilirler. Hindistanda resmen gozlemlenen bu ayrimcilik aslinda asyanin bir cok yerinde resmi olmasa da vardir.

 

Tayland'da yabancı bir arkadaşınızın olması kötü niyet olarak algilanabilir ozelikler kucuk yerlerde insanlar kisa sureli iliski olarak yorumlanacagindan yabanci arkadaslarini aile ve yakin cevresiyle tanistirmaktan cekinebilirler, bu yüzden sizi diğer Taylandlı arkadaşlarından saklayabilirler. Iste bu saklamanin ardinda aslinda toplumun onu yanlis anlamamasi icin kullanilan bir kalkandir.

 

Herhangi bir konuda fikirlerini sorarsanız, Taylar olumsuz konusmazlar, pozitif yorum yapmalari da devamli mutlu ve gulec yuzlu oluslarinin bir numarali sebebidir. Ayrıca birçok Güneydoğu Asya ülkesinde olduğu gibi insanlarin hayattan yüksek beklentilere sahip değillerdir. Pozitif konusmalari her sey iyiymis gibi anlatmalari aslinda olumsuz sonuclara gebedir, cunku onlarin olumlu yorumlari sonucunda plan yapilinca hayal kirikligi ile sonuclanabilir. Dolayisiyla bazen bir sey kotu ise kotu oldugu vurgulanmalidir.

 

Tayland veya kulturu hakkında herhangi bir olumsuz yorum, onlarla olan iliskinizin dostlugunuzun bitmesine sebep olabilir, aslinda menfi dusunceniz dahi olsa haklarindaki bir konuda olumlu yorum yapmaniz gerekir. Aksi halde onların arkadaşlığını kaybetmenize neden olacaktır. Bu yüzden tüm Taylandlı dostluklarımı kaybetme riskini alarak herseyi gozlemlerim cercevesinde yaziyorum. Onlar hakkinda bir kez olumsuz konuştuğunuzda, aynı arkadaşlığı bir daha kuramayabilirsiniz. Hatta yorumunuz icin ozur dileseniz dahi bunu kabul etmeyebilirler ve size karsi tavirlari 180 derece degisebilir. Üstelik sonuna kadar özrünüzü asla kabul etmezler ve artık size iyi davranmazlar, Ancak arkadaş gibi görünürler ama her fırsatta sizi arkadan bıçaklalayabilirler. Dolayisiyla Tayland, hakkinda olumlu seyler konusmayi size mecbur kilar, eger gercekci bir insansaniz ve egri otursaniz bile dogru konusmayi seviyorsaniz Tayland sizin uzerinizde bir baski olusturacaktir. Iste bu ozelligi yuzunden bir cok yabanci bir araya geldigi anda Tayland hakkindaki gozlemlerini acik bir dil ile birbirlerine ifade etmenin tadini cikarirlar. Gorustugum tum yabancilarla bu gibi sohbetlerde bulunurken onlarin da gercegi konusmaya olan ozlemlerini hissetmisimdir. Bu noktada bir parantez acmak gerekir ki o da Aslinda hakkinda olumlu konusulmasi gereken tek yer Tayland degildir, bunu hemen hemen tum asya ulkelerinde gozlemleyebilirsiniz. Ilk olumsuz yorumlara en sert tepkiyi verecek olan ulkeler siralanirsa ilk once Tayland, Japonya, Guney Kore gelecektir. Gercegi konusmaya olan bir ozlem duyarsaniz iste bu ulkelerden uzakta bir sure kalmaniz gerekir. Vietnam asyanin kalbindedir fakat insanlar ile ulkelerinin gercekleri hakkinda konusmaniz onlarla olan dostluklariniza zarar vermez, bunu olgunlukla karsilarlar, Filipinlerde de ayni sekilde onlarin elestirisinde bulunmaniz sorun olusturmaz. Ben Asyanin keyfini yasarken gercege olan ozlemimi giderme ihtiyaci hissettigimde hemen Vietnam veya Filipinlere giderim.

 

Son olarak Tayland da uzun yillar gecirmis ve cogu kosesini gezmis bir kimse olarak tanistigim yuzlerce insandan geriye hemen hemen hic kimsenin kalmadigini da eklemem gerekir, bu sevimli gulusler ve icten davranislarin mutlaka bir sonu oluyor ve cocukca bir sebeple artik irtibat kopuyor. Bu konu da yani dostluk kurma konusu da tum asya icin bir zorluk teskil eder, yani asyanin Vietnam ve Filipinler haricindeki her kosesinde dostluklar pamuk ipligine bagli gibidir ve bir anda ucup gider, bati ile olan farki ise sudur; Batida insanlar tartissalar dahi ardindan birbirlerini anlar ve dostluklarina kaldiklari yerden devam ederler fakat asyanin Filipinler ve Vietnam haricindeki ulkelerinde bir tartismanin ardindan taraflar asla eskisi gibi olmazlar ne kadar ozur dileseler de aslinda hayatlarinin kalaninda birbirlerine dusmanlik guderler, dolayisiyla bu ulkelerin asabiyetine sahip herhangi biri ile tartismanin ardindan o insandan uzaklasmak en dogrusu olacaktir aksi halde hayati boyunca sizin yuzunuze gulseler dahi arkanizdan dusmanliga devam edeceklerdir. Sahsen basit bir fikir ayriliginin yasadigim kimse ile her ne kadar ona zeytin dali uzatmis olsam da bu gune dek istisnasiz hicbir kisi ile o arkadasliga devam etmek mumkun olmamistir. Halbuki uzgun oldugunu bilen bir kimse bati dunyasinda size affeder ve hersey eskisi gibi devam edebilir. Iste bu gibi sebeplerle arkadasliklarini yitiren bu insanlar hayatlarinin ilerleyen zamanlarinda yalniz yasamaya mahkum kaliyorlar.

 

Güney Kore

 

Güney Kore'nin kuzey kısmı daha hileli ve daha az hümanist fikirlere sahip diyebilirim ama güney kısmı daha arkadaş canlısı olarak gozlemledim. Korelileri milliyetiniz dışında herhangi bir kişisel becerinizle etkileyemezsiniz. Kim olursanız olun, bir başkasına ne kadar iyi davranırsanız davranın, bazı ülkelerde doğduysanız hiç saygı görmeyeceksiniz. Bazı batı ülkelerinde doğduysanız saygıyı hak ediyorsunuzdur. Buna millet fetisi ismini veriyorum ve bu fetis aslinda asyada bir cok yerde goze carpar yani insanlar ancak size milletinize gore size deger verir. Bir milletin tamaminin, tanistigi bir kimse ile ayni karakteristik ozellikte oldugu onyargisi icerisindelerdir. Boyle dusunmelerinin sebebi ise aslinda kendi insanlarinin bazi hususlarda tum ulkece ayni reflekse sahip olmalari yatar. Nitekim bu eseri cesurca yazabilmemde en buyuk sebep asya ulkelerinde insanlarin homojen dagilmis olmasidir, fakat bu durum bati dunyasinda ve afrikada ise heterojen yapidadir, dolayisiyla eserimizin konusunu asya olusturuyor. Guney Kore ozeline donersek diger milletlere tepeden veya asagidan bakiyor olduklarini gorebilirsiniz. Bunun dezavantajı, Korelilerin kendilerinin üstün oldukları bazı ülkeler olduğunu düşünmeleri ve bunlardan birinde doğduysanız, insanların size karsi olan tutumlarini rahatsizlik verici oldugudur. beğenmeyebilirsiniz, ancak Korelilerin kendilerinden üstün olduğunuzu düşündüğü bir ülkede doğduysanız, o zaman insanların size karsi tutumunu beğeneceksinizdir. Bu ustun ulkeler gorunuste ten rengi, goz ve sacin renkli olusu, gelir dagilimi, ve dini ve dolayisiyla bu uc faktorun bilesimi ile belirlenir. Sarisin bir avrupali gayrimuslim ise saygi gorecektir. Esmer bir orta asyali musluman ise hakir gorulecektir. Fakat sarisin bir avrupali dahi olsaniz Guney Kore’de uzun sure yasadiktan sonra aslinda memnun kalmayabilirsiniz. Cunku Koreliler sizi oyuncak bebek olarak gorurler ve oynamak icin sizi secerler. Fakat bu oyuncak bebeklerine zarar da verebilecek cocuk ruhuna sahip insanlardir. Unutmamak gerekir ki Asya milletleri once kendilerini daha sonra diger cekik gozlu asyalilari ve en son sirada ise asyali olmayanlara yer verir. Oncelikli siralama bu sekildedir. Fakat diger batili milletlere fayda vermeyecek bir duzen olustururlar. Yani eger bir kanun veya duzenleme yapilirken ilk once bu duzenlemenin kendi vatandaslarina fayda vermesine ve sonradan da yabancilara fayda vermemesine dikkat ederler ve bu kurala uygun ise o duzenleme isleme girer. Iste duzenlemeler bu esasa gore yururluge girer. Bunun ornegi mesela vatandaslik numarasi kullanilarak alina bir kod kullanilmadan girislerin yasaklandigi bir sistem olabilir. Bu mesrebin en belirgin ozelligi aslinda Japonyada daha sonra ise Guney Kore’de gozlemlenebilir. Yani isinizde iyi bile olsaniz ilk etapta Koreli daha sonra diger cekik gozlu asyali ve en son sirada kullanilmak uzere batili yabancilar gelir. Batili bir aileden dogarak onlarin vatandasliklari almis bile olsaniz islerin kallavi olanina giremezsiniz. Iste siralama bu sekildedir. Onlarin ulkesinde uzun sure yasasaniz dahi dillerini onlardan daha iyi bilseniz dahi sirketlerde her zaman basit pozisyonlarda ileri donuk kendinizi gelistiremeyebileceginiz pozisyonlarda firsat bulacaksinizdir. Bu noktada Asyada Japonya birinci sirada Kore ise ikinci siradadir yani batili olarak goreceginiz mukavemet Japonyada daha siddetli olacaktir. Halbuki diger asya ulkelerinde isin en kallavisi yanacilara ve hatta maasin daha dolgunu yine yabancilara verilmektedir. Bu manada yeri gelmisken belirtmekte yarar vardir ki bu gibi konular oryantalist yazarlarin yanlis yorumlar ciokarmasina sebep olan en onemli etkendir.

 

Guney Kore’de ilk goze carpacak olan seylerden birisi insanlarin fütursuzca yellenip tukurmeleridir. Okullarda verilen davranis esaslari ve saygi son derece yerinde iken belirli yasa geldikten sonra artik tum bu kurallara uymayan ve zaman zaman sizin yaninizda kasten bu cirkinlikleri yapan insanlara rastlayabilirsiniz.

 

Ülke genelindeki tüm alışveriş yerleri ile Kore asla sıkıcı bir ülke değildir. Çoğunlukla şehirler tüm gece boyunca canlı, özellikle hafta sonları bitmeyen partiler göreceksiniz. Turist dostu şehrin tadını çıkarmayı seviyorsanız, güneybatıdaki Gwangju'yu denemenizi öneririm. Bu sehir turistseverlikte bir cok yabanciya gore bir numarali Kore sehridir.

 

Eğer bir Koreli görünüşünüzü seviyorsa, sizle iyi arkadas olmak isteyecektir. ancak görünüşünüzü beğenmedilerse uzak dururlar. Bu konu Guney Kore’nin gorunuse verdigi degeri gosterir ve Guney Kore’nin belki de en belirgin asabiyeti olarak goze carpar. Gorunusun bu denli onemli oldugu ulkede eger cocuk sahibi olursaniz cocugunuzun halk icinde saygi gorup dolgun ucret kazanmasini istiyorsaniz mutlaka estetik ameliyatlarla cocugu onlarin begendigi gorunuse ulastirmalisinizdir.

 

Market alisverisi yaparken Korece konuşmaya başladıklarını ve/veya anlamamış gibi davrandıklarını görürseniz, uzaklaşsanız iyi olur, aksi takdirde istediğiniz gibi olmayan bir ticaretin icersinde bosa vakit yitirebilirsiniz. Asyalilarin anlamamazliktane gelme hususunda etkili olduklarindan soz etmistik bu nokta da dikkatli olmanizi ve ticareten bi zarara ugramamaniz icin yazilarimi dikate almanizi oneririm.

 

Etraftaki isikli tabelalarla akillarda kalan Guney Kore’de de tabelalar akillica yerlestirilmediginden zaman zaman yolunuzu bulmakta tereddut edebilir siklikla yanlis trene gidebilir veya yanlis istasyonda inebilir hatta cikisi bulmakta zorlanabilirsiniz. Bu sorun tum asyada vardir fakat Kore’nin her tarafi saran isikli tabelalari yol bulmayi daha da karmasiklastirir, hatta bir binanin giris kapisini aramak sizi yorabilir, merak etmeyin o binanin girisini yalnizca siz aramiyorsunuz girisi bulmak aslinda herkes icin zor olabilir.

 

Sadece Korelilerin girmesine izin verilen bazı yerler, bir gece kulübü ve hatta bir spor salonu olabilir, Bu uygulamanin arkasinda aslinda goruntu olarak begenmedikleri yabancilari iceri almama istegi vardir. Bazen de Korelilerin kendilerini daha rahat hissetmelerini saglayacak atmosfer olusturmak uzere yabancilarin girisi yasaklanir. Cunku yabancilarin yaninda bazen heyecanlanabilirler. Bir diger faktor de adabi muaserete uyma noktasinda yabancilarin esksiklikleri olabilir. Bu kural muesseseler tarafindan uygulansa da bir cok Koreli musteri icerde yabancilari da gormek isteyecektir. Boylece yabancilarin girisinin yasak oldugu yerler bahsinin altinda yatan gerekceleri de siralamis oluyoruz ve umuyoruz ki bu sekilde beseri munasebetlerinizde daha isabetli yorumlar yapar ve bu insanlari daha iyi anlarsiniz.

 

Açık ve ileri goruslu olmak gibi bir kompleks bir cok Guney Korelide ozellikle genc yaslarinda gorulebilir. Aslinda utangac ve muhafazakar bir yapida da olsalar sanki oyle degilmisler gibi gozukmek isteyeceklerdir. Guney Kore’nin en begendigim yani iste bu edepli duruslaridir diyebilirim. Dahi sahne sanatcilari bile seksapel degil ama guzel gorunme egiliminde olup son derece edepli olduklari kanaatindeyim. Meshur olmanin yolu yanlislikla dekolte poz vermek degil guzel olmaktan gecer, iste edebe verilen deger burada acikca goze carpar. Bircok ulkede guzellerin

 

Kolay para kazanma islerinde dustugunu goz onunde bulundurursak Guney Kore’de durumun farkli

oldugunu soylemek gerekir. Guzel bir insan toplumda gordugu itibar ile onursuz islere

kalkismayacaktir.

 

Japonya

 

Japonya belki de hakkinda en cok yaniltici bilginin oldugu ulke olabilir. Japonya hakkinda marifet

gibi gozukup aslinda arkasinda hic de halis bir niyetin olmadigi eylemler vardir. Dolayisiyla

asagidaki yazdiklarimi yadirgamadan once lutfen siz de Japonya’da yasayan yabancilarin

olusturdugu platformlardan bilgiler edinmeye calisin. Buyuk beklentiler ile hayranlikla gittigim dil

ve kulturunu ogrenmek istedigim Japonya’da kisa sure yasadim. Kısa süreli ziyaretçilerin Japonya

hakkında yanlış fikirleri olabilir. Japonya, kurallari ve kuralci yapilari ile son derece sikici bir

ulkedir ve bir cok Japon dahi Japonya’da yasamamayi tercih etmemektedir. Sirasiyla duzeltmek

 gerekirse zeki olduklarinia dair alginin yanlis oldugunun ilk olarak altini cizmek isterim hatta

tecrubeyi ust uste yanilgilarin ardindan dahi edinmekte zorlanan bir millet olduklarini da belirtmek

yerinde olacaktir. Hatta sakarlikta da onde gelen ulkelerden olduklarini dusunuyorum, zeka ve

sakarlik durumlari gozonune alininca kaza oranin yuksek olmasi gerekirken son derece dusuk kaza

orani olmasi onlarin kurallara olan bagliligi ve itaatkarligindan gelir. tüm bunlara rağmen güçlü bir

ekonomiye ve en düşük kaza oranına sahipler. Başarılı olabilmelerinin nedeni, kurallara uymaları

ve hayatı daha zor ama daha güvenli hale getirmeleridir. Sırf geçmişte bir kaza olduğu için tüm

 kurallari değiştirebilirler, dolayisiyla turistlerin anlam veremeyecegi bir cok ilginc uygulamanin

 var olmasinin ardinda aslinda gecmiste yasanan bir sakarliktan kaynaklanan kaza vardir. Ilave

edilecek olursa cok zayif bedenlere sahip oldugunu eklemekte yarar vardir, bunun yani sira son

derece cani nefislere sahiptirler ve bu yanlarini asyanin her bir tarafinda bulunan muzelerde

gorebileceksiniz. Ayni zamanda soguk bedenlere sahip olmalarina ragmen son derece sapkinliklar

da yine Japonya’da gorulur. Tecavuz sik yasanilan bir durumdur ve hatta kadinlarin dahi bunu

denemek istediklerine dair gorusler vardir. Bir cok Japon ve yabanci kadin japonyada cinsel tacize

maruz kalmaktan sikilmis durumdadir ve bu durumdan kurtulmanin carelerini ararlar, Japonlarin

karakteristik ozelliklerini bu sekilde aciklamis olduk ve ozetle zeka, sakarlik, itaatkarlik, nefis

vahsilik ve cinsi sapkinlik konularini ele almis bulunduk.

 

Asyada bir cok ulke kendi icine kapaniktir yani yuksek nufuslu olsalar da bir kabilenin evlatlari gibi

homojen yapida olduklarinin altini yukarida da cizmistik.

 

Japon yasami calisma uzerine kuruludur, hayatlari boyunca calisirlar ve her yasa uygun meslekler

vardir, uzun suren hayatlara sikca rastlanilan japonyada her yasa uygun ayri bir is oldugu gozunuze

carpar. Yabancılara karşı çekindikleri kadar hayranlık da duyarlar. Evet, hiçbir toplu taşımada

yanınıza oturmazlar ve kendinizi farkli bir varlikmissiniz gibi hissetmenize sebep olurlar, hatta

yolda yururken onlar sizden uzaga cekilebilir veya karsi kaldirima gecebilirler, bir sure sonra bu

sekilde davranilmasi sizin o toplumdan soyutlanmaniza yetebilir.

 

 

Hayatlarında herhangi bir başarısızlık olması durumunda hemen orada ağlamaya başlayabilirler ve

 hayatları boyunca depresyona girebilirler, hatta intihar dahi ederler.

 

Japonya'da daha sonra uzun bir süre sonrasina verilmis bir randevunuz olabilir. Katılmasalar bile

her zaman sizinle aynı fikirde olduklarını söyleyerek duygularını gizleyeceklerdir.

 

Her şeyin mükemmel gittiğini hissediyorsanız, yanlış bir şeyler olması gerektiğini bilmelisiniz,

böylece hayal kırıklığına uğramayacaksınız. Iste size Japonya hakkindaki en onemli sirri burada

verecegim Japonya normlarindan disari cikmaz, dolayisiyla toplum normlarinin disinda bir

duygusallik veya iyilik hissediyorsaniz iste orada bilmelisiniz ki karsinizdaki insan sahte. Asya

hakkinda batili yorumcular sahte sifatini kullanirlar bu sahtelikte en onde gelen ulke

Japonya,Tayland ve sirasiyla Guney Kore olacaktir. Genelde Japonlar, en nefret ettikleri insanlarin

en iyi dostu olurlar. Bu noktanin altini cizmek istiyorum eger durduk yere bir Japon size

ayricalikliymissinizcasina davraniyorsa sizden korkuyor veya kotuluk yapma gayesindedir.

Asyalilarin esmer insanlari kotu insan olarak gordugunu ve en kotu muameleyi de esmer insanlara

yaptiklarini goz onunde bulundurarak sunu belirtmek isterim ki esmer bir kimseye tanimadigi

halde gulumsuyor ve hatta hediye aliyorlarsa o insana karsi suizan besliyorlardir. Her

şeyin gerçekten eşit olduğu bir yerdir, bu yüzden bir şeylerin sizin yararınıza olduğunu görürseniz,

bazı şeylerin aslında yanlış gitmekte oldugunu anlamalısınız.

 

Kesinlikle o kadar temiz ve düzenli bir yer ki yurudukce ayakkabılarınız temizlenecektir. Etrafta

hiçbir çöp kutusu olmadigi halde cop de bulamazsiniz, aslinda cop kutusu olmamasi yerliler icin de

son derece sikici bir durum. Trenler genellikle yoğun saatlerde ana istasyonlarda geç kalırlar bu

konuda dakik olduklari gibi algilar tamamen yanlis. Japonyanin bir cok sehrinde buyuk

istasyonlarda trenler gecikebilir. Birbirlerine karsi saygili olduklari da yaniltici bir bilgidir, bu saygi

da sahtedir, bir bakkaldan iceri girdiginizde size asiri saygi ile selam veren kisi sadece isi oldugu

icin o tavri takinmistir, dolayisiyla dukkan calisanlarinin selamini japonlar almazlar cunku o dukkan calisaninin sosyal hayatta ayni tavirda davranmayacagini bilir. Trenlerde de

insanlar kavga eder. Bir an birbirlerine dirsek atar ve bir anda soguyup hicbirsey olmamiscasina

devam ederler. Şemsiyenize veya bisikletinize dikkat edin, aksi takdirde çalınacaktır, evet Japonlar

cüzdanınızı bulursa polise teslim ediyor ama asıl sebep, cüzdanı bulan kisiye icindeki degerli

esyalarin da verilme ihtimalidir, bulunan cuzdanlarin polise verilmesi gerektigi okullarda cocuklara

ogretilir bu egitimin verilmesi aslinda durustluge alistirmak degildir, bulunan cuzdanin sahibine

ulasilamaz ise bir sure sonra icindeki esyalar cuzdani bulan kisiye  verilecegi kurali konusunda

bilinclendirme yapiliacagi icindir. Yani egitimde de materialist bir yaklasim oldugu asikardir.

 

 

Tüm kurallarına uymanız gerekiyor ve sosyal kurallarına uymadığınız takdirde affedilmeyeceksiniz.

Japonlarin nedenini anlamakta gucluk cekebileceginiz toplum kurallari vardir ve japonyaya gitmeden

once o kurallari ogrenmeniz gerekir, örneğin parasini ödemeden aldiginiz sudan bir firt icemezsiniz,

benim tecrubemde kasiyer kiz sudan bir firt alinmis oldugu icin adeta aglayacak idi, ve her ne sekilde

olursa olsun ozrumu kabul etmedi. Turist gorunumunuzle dahi bu toplum kuralini bilmeyebileceginiz

aslinda onlari incitmek amaciyla yapmadiginizi ifade etmenize meyal birakmayacaklardir. Bu konudaki

ornekler artirilabilir fakat Japon asabiyetinin bu noktadaki tezahurunu aciklamis oldugum kanaatiyle

kisa kesiyorum.

 

Japon alfabesi yeterince ses içermediğinden isimler farklı şekilde telaffuz edilecektir. Bazı Japon batıl

inançlarına dayanan ana sebep budur. Bazı kelimeler kötü ima edenlerle aynı sese sahip olduğundan

uğursuz kabul edilmiştir.

 

Japonlar hayatları boyunca çalışırlar. Bedenleri son derece zayif olan japonlar bazi ağır

işlerin üstesinden gelebilenlere gipta ederler.

 

Japon çocuklara 2. Dünya Savaşı'nda batının onlara ne yaptığı öğretilir, yabancılara gerçekten kötü

davranmalarının ana nedeni bu olabilir. Bir yabancının mağdur olması Japonya'da haber olmayacak

mahiyettedir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı işgalcilerin Japonların boş topraklarına geldiğini

anlayabiliyorum ve buralari istila etmis olmalari vahim bir durumdur fakat bu demek degildir ki disardan

gelen her turist de istilaci olsun. Dolayisiyla geçmişteki bu olay onları yabancılara kötü davranmayı haklı

kılmıyor ve en onemlisi de turist kelimesinin hala Japonya'daki istilaci kelimesinden geldiği konusu da

son derece rahatsiz edici. Etrafta turist bilgi merkezlerini göreceksiniz, bu merkezler resmi olarak var

olmak zorunda olduklari icin ordalar fakat maksat size kesinlile yardimci olmamak veya asgari yardimi

yapmaktir. Japonya'daki atom bombası felaketinden önce neler olduğunu bilmek istiyorsanız, lütfen

Asya'daki herhangi bir müzeyi ziyaret ederek ve diğer uluslara ne kadar vahşi, ne kadar canice

davranildigi gozlemlenebilir.

 

Bir yabancı ile Japon arasında herhangi bir olay olması durumunda yabancının hakli cikmasi zor olacaktır.

Son olarak belirtmek istedigim konu siyaseten japon insanini tanimak japon devletini tanimak ile esdeger

olacagi icin Turk devleti yoneticilerinedir; iste japonlarin bir inat ile ikinci dunya savasindaki takip ettikleri

stratejileri akla yatkinlik ile degil inat ile oldugudur. Iste Japon devletinin bu karakteristik ozelligi tipki

Japon insaninin karakteristik ozelliginde oldugu gibidir ve halen mevcuttur. Bu konudaki cikarimlarimizi

‘Insanlar ve Devletlerinin Karakteristigi’ adli makalemizde ele almistik. Siyasetcilerimizin bunu dogru

kullanmasi ve uygun stratejiler gelistirmesi gerekir. Ayni zamanda diger asya topluluklari da ki basinda

Cin gelecektir ayni karakteristik inat ozelligi ile hareket etmektedir. Asyanin hegomonyasinda

yasatilabilecek bir dunyanin da yikilisi, yine onlarin inatlarina yenik

dusmesiyle olacaktir. Iste Devlet yonetimine talip olan Turklerin bilmesi gereken en onemli konu budur.

 

Malezya

Malezya iki büyük anakaradan oluşur, Batı Malezya ve Borneo adasi. Birbirleri ile kiyaslandiginda farkli kitlar kadar fark bulunan bu iki adadan Borneo kismi hic de cevrimici kaynaklarda yazilanlara benzemiyor. Sadece biz yabancilar degil Bati malezyalilar da Borneo adasi kulturu hakkinda isabetli bilgilere sahip degiller. Borneo adasi baskenti olan Kinabalunun merkezi manasindaki Kota Kinabalu bir orman degil ve hem ici hem disi guzel bu insanlari tanimak doganin ve hayatin tadini cikarmak icin mutlaka gidilmesi gereken bir yerdir. Dunyanin en guzel suya dalis noktalariundan birisi de bu ada kosesinde oldugunu belirtmekte yarar var. Ben de tasinmadan en uzun sure kaldigim yerin Kota Kinabalu oldugunu burada belirtmek isterim. Kendilerine Sabah’li olarak adlandiran bu adadaki kabilelerin en kendi aralarinda cok farkli ozellikleri oldugu gibi Kota Kinabalu bu kabileleri kendi icinde eritmis bir nokta olarak goze carpar. Sabah’lilar hakkında bilinmesi gereken şey, Sabah’lilarin size iltifat etmeyi sevmesi ve bu da gününüzü daha mutlu eden etkisidir. Arada bir "Merhaba yakışıklı bir fotoğraf çekebilir miyiz" diyebilen insanlarla karsilasacaksiniz. Ilk etaptaki sicak kanli tavirlari kim ve nereli oldugunuza dininie bakmadan ictenlikle yaklasmis olmalari asya normlari ile mukayese edildiginde bu sehri on plana cikaran bir ozelliktir ve ayrimciliktan uzak olusuna dalalettir. Bu sehirde birlikte dua eden ve gece hayatini yasayan farkli din ve kabile mensuplarini gormek cok hoş. İnsanlar size karşılık beklemeden yardım ederler. Ote yandan da uzun vadede aynı ırktan ya da aynı dinden olanların birlikte oldugunu ve evlendiklerine daha sik rastlarsiniz. Yani orada bir yabancı olarak yaşarken sosyal iliskilerde uzun sureli dostluklar icin bunlari goze almak gerekir.

 

Sabah'ta alışveriş yaparken daha humanist bir yaklasim vardir ve bozuk paraniz cikmasa da mali alirsiniz, insanlar Asya'daki birçok yerden farklı olarak ilk bakista sizden faydalanmaya çalışmıyorlar.

 

Batı Malezya özel olarak KL'de yaşamak sıkıcı olacaktir. Bu oradaki gezginlerin genel gorusudur. Kuala Lumpur ki burada biz de KL olarak zikredelim alisveris ve hint yemeklerinin zengin cesitleriyle on plana cikar. Trafikte ise son derece tehlikleli olabilir insanlar siz yoldasiniz diye frene basmazlar bu da yayalarin kazaya ugramasina sebep olur. Bu konuda cok dikkatli olmalisiniz yoksa kolunuzu veya bacaginizi hic umulmadik bir sekilde kirabilirsiniz cunku yoldan gecven suruculer yol hakki kendilerinde oldugu gerekcesiyle size umursamazlar. Malezya'da ucuz seçenek olarak, Hintliler tarafından yapılan köri lezzetlidir, ancak pilavın üzerine kendiniz doldurduğunuz o yemeğe ne kadar ödeyeceğinizi asla bilemezsiniz. Eklediğiniz et miktarını değil, yemeğinizdeki farklı çeşit adedi sayılir ve hintli arkadas ucreti belirler, bu ucret cogunlukla adil olmayacaktir bazen cok ucuza bazen de gereksiz pahali olsa da denemeye deger. Meyvelerin krali olarak adlandirdigimiz durianin ana vatani da burasidir.

 

Genel olarak batı Malezya'da yaşamanın sıkıcı olduğu konusunda hemfikiriz, ancak daha fazla fırsat olsa da, sosyal hayatta hala hayatın neşesini ortadan kaldıran anlaşılmaz bir sehir. Yollarda tabela yok ve hata trenin hangi istikamete gidecegini de ancak tecrube ile bilebilirsiniz, bazi yerlerin girisleri dahi yok hatta bes yildizli otellerin bile girisi garip bir yerden olabilir. Sikliklla insanlari dogru yolu ararken bulabilirsiniz. Bazen bir binaya girmek için normal yoldan, bir bariyere atlamanız gerekir. Bazen yürümeye devam edersiniz ve bir çıkmazda kendinizi bulup tum yolu geriye donmeniz gerekir. Turistleri siklikla yol araken bulabilirsiniz.

 

Ancak şunu da eklemek isterim ki Asya'nın güvenilir kisimlarindandir. Burada bir cok sey gercekcidir. Bir yabanci olarak orada yasarken hissedeceginiz duygular bunlardir eger kendiniz taniyor ne size mutlu edecek etkenleri gorebiliyorsaniz malezyanin size gore olup olmadigina karar verebilirsiniz.

 

 

Vietnam

Vietnam, insanların yürekten konuştuğu asyanin sahteliginden uzak bir yerdir ve ilk bakışta göreceğiniz dürüstlük ile on plana cikar. Bu ozellikleri ile sari irka mensup olmalarina ragmen, yakındaki diğer Asya ülkeleri arasındaki kendine ozgu bir durusa sahiptir. Kendilerini oyle icten ifade ederler ki sairane konusurlar. Moda iyi gelişmiştir ve insanlar diğer Güneydoğu Asya ülkelerine kıyasla tarzlarıyla daha modern görünürler. Komşu ülkelerden bir diğer farkı da ustaca sofor oluslaridir. Asya ulkelerinde insanlar genellikle trafikte son derece beceriksizdirler fakat bu durum Vietnam’da farklidir.

 

Asya ülkelerini kolayca genelleyebilirsiniz ama Vietnam'ı değil. Vietnamlılar tahmin edilemezler, hepsinin farklı beklentileri ve davranışları var. Bir kişiyle tanışmak, asla bilmediğiniz beklenmedik bir sonuca yol açabilir. Halbuki diger asya ulkelerinin homojen yapidadir bu ozelligi ile insanlari ve kulturu size devamli farkli tecrubeler kazandiracagi icin sikici bir yer kesinlikle degildir. Fakat hangi sehrinde olursaniz olun daima trafikte korna sesleri ve sokaginizda bir tadilatin verecegi gurultuden kacamazsiniz. Ote yandan bahsetmek gerekir ki her an birileri elinizdeki telefonu veya cantanizi kapip motorkisleti ile kacabilir ve malesef asayisin de yapabilecegi pek bir sey yok.

 

Vietnam'ın yardımsever insanları etkileyicidir ve büyük şehirler dışında sadık bir topluluk bulacaksınızdir. Trafikte daha akıllılar ve çoğu yabancı için motorsiklet sürmesi zor. Kavşakların çoğunda trafik ışığına ihtiyaç duymazlar ve bazı yeşil ışıklar her iki tarafın da geçmesine izin verir. Bu karisikliga ragmen akillica kazadan kacinirlar ve sonucta bu asiri kalabaliktan en kisa surede cikabilirler.

 

Küçük şehirlerde ha noi ve hcm city ile kıyaslandığında çok fazla hırsızlık vakası yoktur. Aynı şekilde, insanlar küçük şehirlerde kurnazlik pesinde değildirler. Bu, sosyolojin konusu olarak her beldede rastlanabilir.

 

Sizi rakiplerinin işlettiği diğer mağazaya yonlendirmek de asyada nadir rastlanan bir mesreptir. onların avantajı olmasa da size bir şeyler önereceklerdir, bu Tayland'da da gozlemlenebilir.

 

Yabancılarla bir aradayken Vietnamlılar pasif değillerdir ve tercihlerini beyan ederler. Halbuki sari irkin en belirgin ozelliklerinden biri onlarin sizin seciminizi tercih etmeleri olacaktir, bu durumda sanmayiniz ki onlar da sizin sevdiginiz meyve suyundan seviyiorlar, aslinda sadece size ve ortama uyum saglama icerisinde olduklari zaman ve size muhabbet duyduklari takdirde bu sekilde davranirlar. Iste bu tutumu Vietnam’da bulamayacaksiniz, hem bu ozelligi de size Vietnam’in sahte olmadigi hissini verecektir iste Vietnam’da kendinizi boyle hissedersiniz. Bir şeyi beğenmezlerse hemen söylerler, çoğu Asya ülkesinin yaptığı gibi gerçeği kendi içlerinde saklamazlar.

 

 

Tayvan

Tayvan'da öyle samimi bir ortam bulacaksınız ki, turistik bölgenin ortasında dahi insanlar size yardımcı olmaktan keyif alacaklar, insan faktorunun bir yerde yasama kararinda en buyuk etken oldugu dusunulurse bu yonuyle Tayvan beklentilerin uzerindedir. Ülkede Çin kulturunden izler var ancak Tayvanlı mı yoksa Çinli mi olduğu tartışmalı bir konu. Trafikte kesinlikle tüm kurallara uyarak kibar ve saygılıdırlar.

 

Çin anakarası gibi alışveriş yaparken de hilelerle karsilasabileceginiz bir yer. Tayvan insanindaki deginilmesi gereken ozelliklerin basinda Cinde oldugu gibi sizin sozlerinizden once kendi zihinlerindeki ongoruler ile algilarlar, acikcasi size dinliyor gibi gorunseler de dusunmeden tahmin ettikleri zanlar uzerine giderler. (Örneğin bir dükkana turist gorunumuyle girersiniz ve araba kiralamak istediginizi soylersiniz, o dukkana gelen bir cok turist aslinda motorsiklet kiralama egiliminde olmasi muhtemeldir fakat siz arac kiralama isteginizi Cin dilinde anlasilir sekilde ifade etmeniz bir ise yaramayabilir. Kiralık araba degil kiralık motorsiklete ihtiyacıniz olduğunu düşüneceklerdir. Ne kadar araba kiralama istedini yinelemis olmaniz hic bir sey ifade etmeyebilir. Uzun ugras sonunda artik sikilip bir baska acentayi denemek cozum olmayabilir cunku bu cozum denemeniz ayni filme tekrar baslamak gibi olacak ve diger acentada da anlasilmakta yine gucluk cekebilirsiniz ve bir motorsiklet kiralama ihtiyaci icerisinde oldugunuz sanilacaktir. Bu tecrubemin Tayvan ve Cin insaninin kafa yapisini anlamaniza iyi bir ornektir olacaktir).

 

Diğer asya ülkeleri kadar ırkçı değillerdir, Hatta siyahi bir afrikalıysanız dahi bariz bir ırkçılık yasamayacaksinizdir fakat gozlemle sabittir ki siyahi insanlarla kimsenin uzun vadede bir isi olmayacaktir. Tüm Asya ve burada yaşanan ırkçılık göz önüne alındığında, Tayvan kesinlikle Ayrımcılık söz konusu olduğunda yaşamak için iyi bir secimdir. Koyu teniniz varsa, ilk başta Asya ülkelerinin çoğunda insanlar size kötü davranacak ama burada Tayvan'da bu ayrimci tutum cok da baskin degildir.

 

Çin

Çin hakkında söyleyebileceğim ilk şey doyumsuz bencil ve materialist bakislaridir. Bu uc etkiyi kulturlerinde bayram mesajlarinda ve dinlerindeki beklentilerinde gorebiliyorsunuz. Cin fitrati icabi doyumsuz bir irktir ve uzun sureden beri hilekar ve aldatici olmustur. "Uzaktakine cilve yap yakindakine saldir" ve "Yuzunde gulucuk dagitirken koynunda hancer sakla" cin atasozleridir. onlara ait karakteristik ozellik olarak sunu soyleyebiliriz ki Cinliler avantajlari olmayan hicbir konuya karismazlar. Onlara karsi sert ve kararli durus gosterimesi elzemdir, taviz verdiginiz takdirde sizden alabildigince avantaj elde etmek isteyecektir, buna yol acabilecek her davranistan kacinmalisiniz iste konu basinda doyumsuz olduklarini soylerken belirtmek istedigim husus aslinda budur, taviz verdikce sizden biraz daha ve biraz daha fazlasini almak isteyeceklerdir.

Cinliler bir konuyu bilmediginizi anlarlar ise (hatta bu mesrebe sari irka dahil bir cok millette rastlayabiliriz ki bunlarin en basinda japonlar ve daha sonra da asyanin yerli kabilelerinden bazilarini dahil edebiliriz) sizin bilmediginiz bu konu uzerinden sizden faydalanmaya baslarlar, taa ki siz o kullanildiginiz konuyu anlayana kadar. Bu tabiatlarini kendi aralarinda da birbirlerine karsi uygularlar, hatta buna kendi aile iclerinde de rastlanabilir, ailer icinde bir anne cocugunun bilmedigi bir konuda cocugu akledene kadar ondan faydalanmasi son derece dogaldir, dolayisiyla kutsal bir his olan annelik duygusu dahi bir annenin cocuga karsi avantaj elde etme noktasinda cikar saglamaktan geri durmaz, Aile icerisinde baslayan bu mesrepleri onlarin kucuk kasabalarda yasasalar dahi uyanik yapida olmalarina sebep olmustur bu yuzden kucuk bir kasabanin cinli cocugu ile bir baska milletin sefkatle yetistirmis cocugu karsilastiginda cinli cocuk bir adim daha uyanik olacagini da hap bilgi olarak vermis olalım.

Cinliler uzerine bir baska ozellik ise, dikkat eksikligini en az hisseden millet oldugudur. Bunu gozlemlerimden cikartmamin yanisira istatistiklerde de dikkat eksikligini olcerek sonuc veren gunumuzdeki IQ testlerinden en basarili sonuclari alanlarin cin asilli sari irk mensubu kimseler olduklarini gormekteyiz, dolayisiyla gozlemlerimizi istatistik sonuclarla percinleyerek bir baska hususu da aydinlattigimi dusunuyorum.

Bir diger noktada ortama cok iyi ayak uydurabileceklerini de unutmamak gerekir, bu ortama ayak uydurmada sari irkin vietnam haricindeki, milletlerinin tumunu eklemekte bir sakinca gormuyorum. Siz onlarla birlikte iken onlarin da sizin tercih ettighiniz yemek, icecegi tercih ettiklerini goreceksinizdir. Bu durumda aslinda size ayak uyduruyor olduklarini bilmelisiniz, eger size ayak uyduruyorlar ise size halen muhabbet duyuyolardir ve belki de bir beklenti pesinde olmus olabildiklerini soyleyebiliriz, gunun birinde artik sizin tercihinizden aynisini siparis etmediklerine sahit olursaniz anlamaniz gerkir ki artik size karsi o eski muhabbeti duymuyorlar veya cikarlari sekteye ugramistir, bu soylediklerimizi dikkate alirsaniz onlarla olan beseri iliskilerde onlarin ne dusunduklerini anlarsiniz, asyalilarin dusuncelerini gizlemekte ustun olduklari hakikati cercevesinde onlarin bu huy degsikligini dikkate alarak size karsi aslinda neler dusunduklerini anlamaniz da altin degerinde bri tecrube olacaktir. Artik bu noktanin altini yeterince cizdigimi dusunuyorum ve noktayi koymadan once unutmayiniz ki asyayi anlamak onlarla konusarak degil iste bu gibi ipuclarindan yola cikarak o insanlari anlamakla olur.

 

Cin’de insanlar, bazen cevap vermeyi, hatta ürünlerini satmaya çalışmayı bile umursamayacak kadar kalabalıktan bıkmış durumdalar. Evet Cin gercekten kalabalik bir ulke ve buna alisik degilseniz bazi pazarlarda kendinizi bogulacak gibi hissetmeniz mumkun. Yolunuzu buyuk sehirde kaybederseniz muhtemelen kimse size yardimci olmayacaktir.

 

Wechat kredinizi kullanarak bir dilencinin telefonuna para bağışlayabileceğiniz yüksek teknolojiyi görebilirsiniz. Fakat buna ragmen guney cin koylerinde teknolojiden uzak noktaklar size celiskide birakabilir. Çinlilerin sehir hayatinda iyi bir gelir imkanlari var, insanların büyük şehirlerdeki işsizlik endişesi yok denecek kadar az. Fakat zengin ile fakir arasindaki fark da yadsinamayacak kadar buyuk.

 

Cinde insanlar çok çalışıyorlar ve bu da insanları robotlaştırıyor. Yogun bir mesainin ardindan kafa dagitma gereksinimi hissetmeden ertesi gunku isinin hazirligini yapabilirler, fakat batida ise insanlar kafa dagitma ihtiyacini ozellikle yogun temponun ardindan hissederler, kucuk koylerinden gelen bir cok insan agir sartlar altinda cok az izin kullanarak calismak zorunda kaliyor. Çin'de yapılan hileleri de tecrübe edebilirsiniz, insanların birbirlerine güvenmemelerinin ana nedeni budur ki bi cinli diger bir cinlinin mutlaka hile yapiyor oldugunu bilir ve herkes kontrolü elinde tutmak ister. Bu yuzden bir cok cinliyi bir baska cinliden mal alip satma konusunda endiseli olduklarini gorursunuz. Bazen nasilsa herkesin hilekar oldugu gerekcesiyle hile yapmadiklari takdirde kendilerinin aptal yerinde kalacaklarini one surerler.

 

Bazı yerlerde bir kadının zengin bir koca bulması hayatta başarı olarak kabul edilir, eğer fakir olduğunuzu düşünürlerse sizden uzaklasacaklardir.

 

Cinliler batili yabancilarin yaninda kendilerini olduklarindan daha fazlasiymis gibi gosterme kompleksinde olacaklardir, bu ozellikleri ile asyanin diger bolgelerinde yasayan cinlilerden ayrilirlar. Bazı gece mekanlarinin yabancılar için ücretsiz olmasının nedeni budur, bu sayede icerde bir yabanciyi goren cinli cok zenginmis gibi gorunmek isteyerek fazla para harcayacaktir ve isletme de bu sekilde daha fazla gelir elde edecektir.

 

Filipinler

 

Asya gezilerinde Filipinler hakkinda menfi bir cok sey duyarsiniz. Genel olarak Filipinler’de bir yabanci olarak saygi gorursunuz ve zengin sanildiginiz icin masrafiniz olur. Filipinlerde kadinlara pek de saygi gosterilmiyor olmasi yabanci erkeklere olan ragbeti artirmistir, vucut yapilarindan da gozlemlenebilecegi uzere insanlarin sizde para talep etmede utanmadiklarini gozlemleyebilirsiniz , hatta daha da ileri gidersek sizin olan bir esyayi sizden hediye olarak istemekten de cekinmeyecek olan bir cok kimse ile karsilasabilirsiniz. Farkli adalarinda farkli kabileleri bulunsa da ortak yanlarindan bahsedebiliriz ki konumuzu da insanlarin yasadiklari yerdeki kulturu olusturmaktadir. Dikkate deger bir baska sey ise insanlarda itiraz edecek bir asabiyetin olmamis olmasidir, onlara herhangi bir kural verildiginde her ne kadar sacma da olsa ona uyma konusunda sorgusuz itaat ederler. Hic kimsenin bu kuralin neden uygulandigini sorgulamaz halbuki o kural bazen birilerinin gelir elde edisine sebep oldugu gozlemlenebilir. Bir kimse ile konusurken dunyanin neresinde olursaniz olun onlara bu isin nedenini sordugunuzda o kimse siz uzgunum ama kural boyle seklinde cevap verirse bilin ki o insan Filipinli olabilir. Karakteristik olarak da dans etmeyi cok seven insanlar olduklarina deginmek isterim her firsatta etrafta dans eden insanlari bulabilirsiniz, ki Filipinliler’in de yurtdisina ciktiklari zaman neden kimsenin dans etmedigini sorguladiklarini goruruz. Filipinlerde seyahat ederken karsilasacaginiz en buyuk sorun ise guclu bir devlet durusunun gozlemlenmiyor olmasi dolayisiyla halkin da artik yeni bir hukumetin gelerek bazi seyleri degistirebilecegine olan inancini yitirmis olarak goruyoruz. Bu noktade Fili[pinler’in millet ve devletin karakteristigindeki paralellikten soz etmis olduk. Bu devlet yoksunlugunun etkisi kendisini garip kurallar ile gosterir bazi yollara otobuslerin gidisinin sebepsiz yere yasak oldugunu gorursunuz ve oraya gidebilmenin tek yolunun size tezgah kurmus olan tur yetkilileri oldugunu gorursunuz ve inanilmaz fahis fiyat talep edebilirler. Bunun yani sira bazen gittiginiz bir adadan geri donus icin en az bir hafta beklemek zorunda olabileceginiz de bir diger sorun olarak goze carpiyor. Muazzam guzel dogasi ve denizleri ile gorulmesi gereken bir cok yeri olsa da oralara gidip gelmek zamaninizin, paranizin ve bir cok zaman sabrinizin tukenmesi ile sonuclanabilir.

 

Filipin ulkesinin genel ozelliklleri olarak bunlari siraladiktan sonra ve tabii ki uc buyuk bolgeye de deginmis olalim. Filipinler Luzon, Cebu ve Mindanao’dan meydana gelmistir. Binlerce adanin bulundugu ve yuze yakin dilin konusuldugu ullkede elbette asabi farkliliklar goze carpar. Luzon bolgesinde baskent Manila’ya giden bir cok gezgin suc unsuruyla karsi karsiya gelmistir, birileri tum paranizi isteyebilir veya bayanlar cinsel taciz ile korkutulabilir. Polis ile muhattap olmak bir cok kez zaman kaybindan ote gecmeyebilir cunklu saldirganlar bir ihtimal ki polis ile isbirligi halinde olabilir. Size tavsiyem onlardan korkmamaniz, cunku size soymaya cesaret edenlerin bir cogu bu gucunu daha once saldirdiklari batililarin korkak tavirlarindan almaktadirlar, yani ya verirse diye tum paranizi istemeye cesaret edecek don kisot gucunde kimselere korkmadan karsilik vermisimdir, Luzon’un genel gorunumu bu sekilde iken bir baska Merkez Cebu’da suc olaylari biraz daha az gorulur, bunun yani sira Cebu’da belli kapkaccilara ve arkadas gorunumlu hirsizlara dikkat etmelisiniz, Cebu insani disardan guzel gorunumlu icerden ise hint-roman insani gibidir. Sizin esyalarinizi sizden istemekten gocunmazlar. Bir diger adasi olan Mindanao’da ise Luzon ve Cebu’ya oranla cok daha huzurlu bir hayat gozlemlenmektedir.

 

Endonezya

 

Endonezya gezicileri cogunlukla beklenmedik hosntsuz olaylar ile karsilasmaktadir, bir cok kez etrafta sinirleri bozulmus bir Turku görebilirsiniz. Zorluk ve yokluk ceken insanlarin fitratinda yumusak huylu ve humanist tabiat gozlemlenirken bu tur bir karakteristik zorluk ve yokluk cekmelerine ragmen Endonezya insanina sirayet ettigi soylenemez. Bu nokta

Endonezya insaninin one cikan ozelligi olarak ilk planda bahsedegerdir. Sizin de siklikla vicdansizliga veya merhametsizlige rastlayabileceginiz bir ulkedir. Endonezya insanina iliskin bir diger mesrep ise insanlarin kaba davranislara maruz kalmalarina ragmen tepkisiz kalip kabul etmeleridir. Buyuk cogunlugunun musluman oldugu ve hatta en buyuk musluman nufusu icerisinde barindiran bir ulke olmasina ragmen Endonezya’da yasayan musluman yabancilarin ortak gorusu Endonezya’nin musluman bir ulke gibi olmadigidir. Bunlardan bahsettikten hemen sonra Endonez adalarinin tarih boyunca korsan gemilerinin gizlendigi limanlari olduğunun altini cizmeliyiz, Endonez-Malezya-Filipin adalari dolaylarinda halen korsanlar bulunmaktadir ve insan yiyebilecek kabilelerin varligina dair kendi ailelerinden duyumlar alabilmekteyiz. Gunumuz korsanlarinin sahilde yuzen kimseleri jet ski ile kacirarak fidye isteginde bulunduklarini biliyoruz bunun yani sira turistlerin de yakalanip ateste kizartilarak yendigi bolgeler de Endonezya sinirlari icerisinde bulunmaktadir.

 

Endonezya binlerce ada ve farkli dillere sahip bir ulke olarak son derece zengin bir sosyal yapiya sahiptir. Ayni ada uzerinde 1 saatlik otobus yolculugu ardindan varacaginiz yeni belde sanki bambaska bir ulkeymis hissi uyandirabilir cunku bu yeni beldede dil ve insan tabiati son derece farkli olabilir. Iste bu degisken yapinin keyfini cikarmak isteyen bir kimse icin sikilmadan gezilebilecek bir yer oldugunu soylemek isterim. Ayrica dogasi ile de bir cogumuzu hayrette birakabilecek bir cografi guzellige de sahiptir. Bir cok insani sasirtacak ilginc kulturlerine iliskin orda yasayan yabancilarin olusturdugu sosyal platformlardan bilgi edinilebilir.

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder